GündemYapay Zeka

Yapay Zeka Yok Oluş mu? Yoksa Bir Kurtuluş mu?

Yapay Zeka Nedir? Yapay Zeka İnsanlığı yok mu edecek? Yapay Zeka ile işsizlik artacak mı?

Bu konuyu bir başlık altında incelemek doğru olmayacaktır. Zira Tehditler hedeflerine göre değişkenlikler göstermekte ve risk faktörlerinı artmaktadır.

Teknoloji şimdiden büyük risk ve tehditler oluşturmuşken, gelecekte oluşabilecek risklerin boyutu hakkında bir ön görülemezlik durumu da ortaya çıkmıştır. Kimi ütopik, kimi gerçekçi birçok tehdit senaryosu ortaya konsa da, tehditleri birden fazla başlık altında incelemek daha doğru olacaktır. Zira bugün, yani içinde bulunduğumuz zamana göre hayatımızı ve yaşantımızı dizayn edersek, 3 – 5 yıl sonra oluşabilecek tehlikeleri önlemek mümkün olmayacaktır. Öncelikle günümüz teknolojilerinden bahsederek, bu teknolojilerin bir tehdit aracı nasıl olacağını görelim.

Biliyoruz ki, son dönemde yapay zekanın ne denli büyük tehdit unsuru olacağı, bazı iş insanı ve bilim adamları tarafından alevli bir şekilde tartışılıyor.

Peki nedir bu yapay zeka? Yapay Zeka hakkında bilgisi olmayan biri için, insan gibi konuşan, insan gibi düşünen, insan gibi öğrenen ve hatta insan gibi hareket edebilen bir robot algısı oluşturabilir. Aslında yapay zeka çalışmalarının bir çoğu da, bu amaca hizmet eder. Ancak bu hayali robotun on yıldan daha kısa sürede hayatımıza girmesi mümkün görünmüyor. Birçok konuyu anlayan, öğrenen ve uygulayabilen bu tarz bir robotun zekası “genel yapay zeka” tanımı altında incelenmektedir ve yapay zeka uzmanlarının gelecekle ilgili en önemli hedeflerinden birisidir.

Günümüzde ise “genel yapay zeka” tanımını vereceğimiz uygulamalardan çok “dar yapay zeka” tanımı ile anılan özelleştirilmiş yapay zeka uygulamaları yaygındır. İnsansı robotların gelecekte mümkün olabileceği fikrini uyandıran, günümüzde kullanılmakta olan en bilindik “dar kapsamlı yapay zeka” uygulamalarında bazıları şu şekildedir.

Yüz tanıma sistemleri: Bu sistemler insanların algılama kapasitesinin ötesine geçe bilmiştir. Öyleki Apple tarafından geliştirilmiş FaceID tek yumurta ikizlerini dahi ayırt edebilmektedir.

Otonom sürüş sistemleri: Tam otonom araçlar için henüz gereken altyapı sağlanmamış olsa bile, üretici firmalar izin verirseler tam otonom araçlarını yollara çıkartabiliriz demektedir. Bu araçlar insan reflekslerinin ötesinde doğru kararlar alabilmektedir. Kaza riskinin daha yüksek olduğu otomobiller için, gereken izinler verilmemiş olsa bile, uçaklarda otomatik pilot kavramı hayatımıza gireli yıllar olmuştur.

Doğal dil işleme sistemleri: Kendi kendine de öğrenebilen sistemler sayesinde Google çeviri üzerinden birbiri arasında çeviri yapılamayan bir dil neredeyse yoktur. Konuştuğumuzu anlayan ve ona göre cevap veren Siri benzeri uygulamalar artık son derece sıradan bir hal almıştır.

Vermiş olduğum bu üç örnek, “dar yapay zeka” tanımı altında incelenen uygulamalardan yalnızca bazıları. Aslında hayatımızı çevreleyen ve yaygın olarak bilinen yapay zeka uygulamaları etik kurallara uygun hedefler için çalışmaktalar.

Ancak yapay zeka uygulamalarının hedefe giderken her yol mübah şeklinde hareket etmesi ya da ona hedefi öğretenlerin yıkıcı hedefler vermesi de mümkündür. Bu nedenle günümüzde yaygın olarak iyi işler için kullanılan yapay zeka uygulamalarının gelecekte bizim karşımızda olabileceği  düşüncesi artık birçok uzman tarafından dile getirilmektedir.

Özellikle son yıllarda Stephen Hawking, Elon Musk, Steve Wozniak, Bill Gates gibi bilim ve teknoloji alanında gelecekle ilgili doğru öngörülerde bulunabilen birçok kişi yapay zeka ile ilgili uyarılarda bulunmuşlardır. Bu konudaki endişeler aslında yıllar önce de vardı. Ancak son beş yıl içinde derin öğrenme alanındaki hızlı gelişmeler, on yıllar sürer diye beklenen yapay zeka tehditlerinin çok daha yakın bir gelecekte hatta günümüzde karşımıza çıkabileceğini göstermekte.

Siri gibi kişisel asistanlardan, araba kullanan oto sistemlere kadar, yapay zeka hakkında son zamanlarda çok fazla haber yapılmakta. İş dünyasının geleceği, ulusal güvenlik riskleri neredeyse her şeyin geleceği sorgulanmakta. Bir tarafta açlık, yoksulluk ve savaştan  kurtulanılabileceğini öngörenler, diğer tarafta kişisel verilerin gizliliği ve kamu güvenliğinde oluşabilecek riskler konusunda endişelenenler. Bir diğer tarafta bilim insanlarının konu hakkındaki yorumları. Ünlü bilim insanı Stephen Hawking ‘in ise konu hakkındaki yorumu, “Yapay zeka insanlık için en kötü şey olabilir” şeklinde.

Yapay zekanın ne kadar ileri gideceği tahmin edilemediği gibi, sonunda insan zekasını geçecek olursa, gelecekte bizleri ne tür tehlikeler beklediğini bilmek de zor.

Uzmanlar yapay zeka ile ilgili tehditleri iki başlık altında incelenmekteler.

1) Yararlı işler için geliştirilmiş bir yapay zeka uygulamasının hedefe ulaşmak için yıkıcı davranışlar sergilemesi:

Bu başlık altında şu örneği verebiliriz, yapay zeka ile otonom bir arabayı en hızlı şekilde hedefe ulaşması için eğittiğimizi düşünelim. Bu araç muhtemelen bir insandan daha hızlı şekilde hedefe ulaşacak seviyeye gelecektir. Ancak hedefe ulaştığında arkasında kaç ölü kaç yaralı bıraktığı, yapay zeka uygulamasını ilgilendirmeyebilir. Gerekli önlemler alınmadığı takdirde birçok yapay zeka uygulamasında benzer sonuçlar ortaya çıkabilir. Mart 2018’de Arizona’da karşıdan karşıya geçerken Uber otonom araç tarafından ezilerek hayatını kaybeden Elaine Herzberg örneğini burada kullanabiliriz. Hedefi insan öldürmek olmamasına rağmen yapay zeka uygulamaları hedefi dışında insanlara zarar verebilir.

2) Yıkıcı işler yapması için geliştirilmiş yapay zeka uygulamaları:

Bu konudaki en basit örnek etik kurallar olmaksızın insan öldürmeye programlanmış yapay zeka uygulamaları olabilir. Haziran 2016’da ABD’de 5 polisi ve 7 sivili vuran Micah Johnson, otonom olmayan bir polis robotu tarafından vurularak öldürüldü. Bu robot otonom olmadığı halde, yakın gelecekte hedefi insan olan otonom silahlı robotların geliştirilebileceği fikri nedeniyle oldukça dikkat çekmiştir.

Yapay zeka konusunda filmlere de konu olan insan bilincinin üzerinde bilince sahip süper zeki bilgisayarlar bugünkü yazımın içeriği olmayacak. Yakın gelecekte mümkün olmayan süper zeki bilgisayarlardan kaynaklanabilecek tehditleri tahmin etmeye çalışmak yerine önümüzdeki birkaç yıl içinde karşılaşma ihtimalimizin olduğu yapay zeka kaynaklı tehditlerden bazılarına örnekler vereceğim.

Yapay Zeka riskleri nelerdir?

Yapay zeka, araştırmacılar ve halkın büyük endişe duymasına rağmen, iş kaybı ve insan güvenliğine yönelik riskler gibi kısa ve uzun vadeli ekonomik riskler neden olabilir. Araştırmacılar Yapay zekanın giderek artan sosyal risklerine de değinmekteler..

1) Yapay zekanın insan güvenliği ve özel hayat üzerindeki tehditleri

Bu yılın Şubat ayında Cambridge Üniversitesi tarafından yayınlanan bir raporda, ABD ve İngiltere’den bir grup uzman, insan sesini taklit ederek silahlı İHA’ları, otonom araçları hackleyebilen bir yapay zeka uygulamasının varlığı konusunda uyarıda bulundular. Hacklenebilen bu araçlar tam otonom olmamasına rağmen kötü niyetleri kişilerin müdahalesi ile insanlar için bir tehdit halini alacaktır.

Silahlı İHA benzeri araçların yakın gelecekte oluşturacağı en önemli tehditlerden birisi ise Uluslararası Cenevre Sözleşmesi gibi bir sözleşme ile otonom silahların kullanımının yasaklanmamış olmasıdır. Şu an için otonom silahlar yani yapay zeka ile karar alan silahların kullanımını belirleyen kurallar bulunmamaktadır. Ülkelerin insafına bırakılmış olan bu konu, bir ülkenin otonom silahlar üretmeye başlaması ile birlikte tüm Dünya’da hızlı bir otonom silah yarışına girilmesine sebep olabilir.

Yapay zekanın kişilerin özel hayatı ile ilgili en önemli tehditlerinden birine örnek olarak Çin ‘de kullanılmakta olan yüz tanıma sistemini gösterebiliriz.

2014 yılında Çin Hükümeti ‘nin devreye aldığı bu sistemin, 2020 yılında tam anlamıyla uygulamaya girmesi planlanıyor. Yapılan testlerde aranan bir suçlunun bu sistem yardımıyla yakanlanması 7 dakika gibi kısa bir sürede oluyor. Yüz tanıma ile suçluların yakalanması Çin Hükümeti tarafından geliştirilmesi planlanan sistemin sadece bir parçası. Esas sistemin kişileri takip ederek onları davranışları üzerinden yapay zeka ile skorlaması amaçlanmaktadır. Çin Hükümeti, sistem tam anlamıyla aktif olmamasına rağmen, skorlama sisteminden faydalanarak 9 milyon vatandaşına yurt dışı yasağı koymuş bile, ayrıca sistem tam anlamıyla devreye girdiğinde, skoru düşük vatandaşları için “ iyi işlerde çalışmak,  iyi okullarda okumak, iyi otellerde kalmak “ gibi bir dizi engellemeler koyacağa söylenmekte. Güvenlik amacıyla geliştirilmiş bir yapay zeka uygulaması kişilerin özel hayatını tehdit eder hale gelmektedir.

Yapay zeka tabanlı skorlama sistemleri yeni bir kavram değil. Bankaların kredi skorlama sistemleri, sigorta şirketlerin prim skorlama sistemleri, işverenlerin kişilik skorlama sistemleri bunun bazı örnekleridir. Ancak bu sistemlerin eğitim setlerinin sınırlı olması nedeniyle, ön yargılı olduğu bilinmektedir. Bu tarz yapay zeka uygulamalarının hükümetler tarafından kullanılması durumunda kitlesel ayrımcılığa yol açabileceği düşünülmektedir.

2) Yapay zeka ile hack daha sofistike hale gelecek

Son zamanlardaki araştırmalar, sistemlerdeki açıkların insanlara göre yapay zeka uygulamaları ile çok daha hızlı şekilde tespit edildiğini göstermektedir. Hackerlarda bu yapay zeka tabanlı açık tarama sistemini yakın zamanda yaygın olarak kullanmaya başlayabilirler. Fidye yazılımları benzeri yazılımlara entegre edilebilecek olan bu sistemler ciddi bir tehdit halini alacaktır.

Hackerlar ayrıca, fidye yazılımları bulaştırdıkları insanlarla konuşmak yerine, chat botlar oluşturarak mağdurlar ile bu botlar aracılığı ile konuşarak iletişim kurup binlerce kişiyi hedef alabilecekler. Hatta alabilmekteler.

Siber güvenlik firmaları, bu tehditlere karşı koymak için çalışmalar yapmalı. Bu Kötü amaçlı yazılımların sistemlerde hasara yol açmasını engellemek için anormal bilgisayar etkinliklerinin kalıplarını algılamanın bir yolu olarak algoritmalar kullanmalılar.

Hackerlar Yapay zeka ile phishing saldırılarının çok daha kitlesel yapma potansiyeline sahip. Siber Korsanlar, Facebook ve Twitter gibi sosyal ağlardan elde edilen bireylerin çevrimiçi bilgiler ile, bu kişilerin arkadaşlarına e-postalar oluşturarak hatta yazı stilini taklit ederek sahte hesaplardan e-posta göndererek saldırılar düzenleyebilirler.

Hackerlar Yapay Zekadan Faydalanıyor.

Hackerlar yapay zekadan faydalanarak, sistemlerin güvenlik açıklarını taratıp, uygun exploitlerin denenmesi gibi bazı eylemlerde bulunabiliyor.

Rus Hackerların kullanıcı verilerini çalmak amacıyla zararlı yazılımların yayılmasında, yapay zekayı etkili olarak kullandıkları gözlemlenmekte. Peki bu tür faaliyetleri nasıl gerçekleştiriyorlar. Öncelikle bu korsanların amacı, daha fazla kullanıcıya ulaşmak olduğundan, datalarının toplanması, kullanıcıya uygun içeriklerin tespiti ve bu içeriklere uygun zararlı yazılımların kullanıcıya gönderilerek, verilerin hacklenmesi şeklinde gerçekleşmekte.

3) Yapay zeka yanlış bilgilendirme ile propaganda yapabilir.

Sahte haberler, seçimler hakkında olumsuz paylaşımlar, kişiler hakkında hayali bilgiler içeren algı operasyonları için yapay zeka kullanılarak kamuoyu oluşturulabilmektedir. Öyle ki yapay zeka tabanlı botlar tarafından yayılan haberler ile hükümet devirir, hükümet getirir hale gelinmiştir. ABD de yapılan son başkanlık seçimlerinde yapay zeka uygulamaları ile seçimleri etkilediği için 13 Rus Vatandaşı hakkında ABD ‘de soruşturma başlatılarak iddianame hazırlandığını biliyor muydunuz? Bu kişilerin sosyal medya üzerinde propaganda yaparak seçimleri etkiledikleri iddia edilmekte ve en önemlisi bu faaliyetlerinde yapay zekadan faydalandıkları söylenmekte. Peki bu nasıl olabildi? Sosyal medya üzerinde oluşturulan trol adı verilen hesaplar üzerinden, Diğer Başkan Adayı  Clinton hakkında büyük bir karalama politikası oluşturularak, siyasi itibar kaybına neden oluşturulup, seçimlerde Trump ‘un kazanmasının sağlandığı iddia ediliyor. Bu doğruysa eğer, Rusların Sovyet Rusya ‘nın dağılmasından sonraki, ABD ‘ye karşı kazandığı en ciddi başarı.

4) Ekonomik riskler

ABD ‘lilerin birçoğu gelecekte robotların işlerini ellerinden alabileceğini ve yapay zekanın iş gücünü olumsuz etkileyebileceğini düşünmekte.  Önümüzdeki 50 yıl içerisinde birçok iş alanında yapay zekanın hakim olacağını ve sadece iş alanlarının %6 gibi küçük bir kısmının bu durumdan etkilenmeyeceği tahmin edilmekte.

Riskler minimize edilebilir.

Yapay zeka tarafından ortaya konan riskler tamamen ortadan kaldırılamayacak olsa da, bunlar yönetilebilir niteliktedir. Elon Musk ve diğerlerinin önerdiği gibi, yeterli önlemleri almanın en iyi yolu, Yapay Zeka’nın kendisini düzenlemektir. Yapay Zeka algoritmalarının tasarımı için test protokollerinin geliştirilmesi ve girdi doğrulama standartlarını belirleyen önlemler kesinlikle bu konuda yardımcı olabilir. Ve elbette, siber güvenlik önlemlerini en gelişmiş güvenlik teknolojisiyle desteklenmelidir.

Yapay zeka kaynaklı tehditleri daha detaylı incelemeden önce insanlar tarafından doğru bilinen bazı yanlışları özetlemekte fayda var. Bu mitlerden bazıları şunlardır.

  1. Süper zeki bilgisayarlar yani insan algılamasının üstünde yapay zekalı bilgisayarlar 2100 e kadar kesinlikle geliştirilecektir. (hayır)

Yapay zeka uzmanlarına göre günümüzde süper zeki bilgisayar için bir tarih vermek mümkün görünmemektedir.

Süper zeki bilgisayarları oluşturan insanların, sonrasında insanın var oluşunu tartışmaya açabileceklerini düşünebilirsiniz.

2) Sadece makineleşme karşıtları yapay zeka konusunda endişeli (yanlış)

Yalnızca makineleşme karşıtları değil birçok yapay zeka araştırmacısı da yapay zeka kaynaklı tehditler konusunda endişeli. Bu tehditler birçok bilim insanı ve mühendis tarafından tartışmaya açılmış durumda bile, zira Stephen Hawking ‘in bu konudaki endişeleri yadsınamayacak kadar gerçekçi ve teknik olarak olabilmesi muhtemel şeyler.

3) Yapay zeka bilinçlenip kötülük için çalışacak (yanlış)

Duyguları olmayan bir yapay zeka iyi kötü kavramlarını kendi kendine hedef olarak belirleyip, karanlık tarafı seçemez. Karar alma yetkisine sahip bir bilinçli bir yapay zeka uygulamasının oluşturacağı tehditlerden en önemlisi yapay zekanın ve insanların hedeflerinin birbirinden uzaklaşması olacaktır. İyi hedefleri olan insanların, sonrasındaki hedeflerinde değişiklik göstermesi Dünya ‘da büyük bir felakete yola açabilir.

5) Yapay zeka insanları kontrol edemez (yanlış)

Zeki olanlar her zaman daha az zeki olanları kontrol eder. Gelecekte süper zeki bilgisayarların yani insan bilincinin üzerine çıkabilmiş bilgisayarların insanları kontrol etmesi mümkündür.

6) Makinelerin hedefi olamaz (yanlış)

Makineler hedefler için programlanır,  bir füzenin hedefe gitmesi için programlanması gibi. Eğer makineler yıkım için programlandıysa, hedefine ulaşmak için büyük yıkımlar doğurabilir.

7) Süper zeki bilgisayarlar birkaç yıl sonra karşımızda olur (yanlış)

En azından on yıllar alır, bu yıllar güvenilir yapmak için yeterli olacaktır.

8) Silahlanmış robotlar en büyük endişe (yanlış)

Uzmanlara göre yapay zeka tarafından oluşturulmuş yanıltıcı değiştirilmiş bilgi en önemli tehdit => Sadece internet bağlantısı yeterli robot ve silaha ihtiyaç yok.

Yapay Zeka İnsanlığın Sonunu mu Getirecek?

Bu konu hakkında neredeyse konuşmayan kalmadı. Son dönemde ekranlarda oynatılan bir reklam filmi var,  bu reklam filmini izlemiş olmalısınız. Hamamda tellak olarak çalışan bir kişi, kese yaptığı müşterisine yatırım tüyosu veriyor. Parasını alüminyuma yatırmasını söylüyor. “ Yapay zeka da şuan aynen böyle bir evreden geçiyor. Bu teknolojinin şuan tam olarak anlamlandırılarak, karşımıza neler çıkabileceği konusunda toplumsal bir ön görü oluşturmak tabi ki mümkün değil. Ancak konu hakkında yeterince bilgiye sahip olmayan kişilerin bu konularda derinlemesine bilgiler vermeye çalışması, toplumu konudan iyiden iyiye koparmakta. Kimisi bu teknolojinin tamamen ortadan kalkması gerektiğini düşünürken, kimisi ise iyi taraflarının hayatı kolaylaştırmak adına kullanılması gerektiğini düşünüyor.

Derin Öğrenme ile insanlık son 100 yıllık tarihi gelişimini 1 yıl,, hatta 1 ay, belki de 1 günde gerçekleştirebilir. Ancak derin öğrenme konusunda henüz ilerleyen aşamaya gelinebilmiş değil. Peki gelişmişlik ve teknolojik ilerleme kötü müdür? Tabi ki hayır. Ancak şuan içinde bulunulan Dünya ‘da sosyo-politik ve sosyo-ekonomik koşullar bu teknolojinin büyük riskler oluşturabileceğini göstermekte. Çünkü insanoğlunun bu teknolojiyi toplumsal fayda yerine, büyük bir yıkıma neden olmak amacıyla kullanacağı noktasında endişeler bulunmakta.

Kaynak Kişi: Vahap EREN

Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir